Ladik Haber

Tarihi ve Coğrafyası

Manzara

Ladik ismi (Laodicea Combusta)’ya tekabül eder ki bir takım eski kaynaklarda Ladik “suhta” (yanık) olarak geçmektedir. Ancak bazı kaynaklarda geçtiği şekliyle bu isim tabiat zemini ile alakalı değildir. Arazi volkanik olmayıp, daha ziyade kireçlidir. Ladik “suhta” ismi muhtemel olarak eski çağlarda işletilmiş olan maden (civa) izabe ocaklarından iştirak etmiş (türemiş) bulunmaktadır. Cihannüma adlı eserde burası sahrah (düz ve işlek yol) üzerinde kurulmuş cami, han ve hamamlar bulunan bir kaza merkezi olarak bahsedilmektedir. Evliya Çelebi ise Seyahatnamesinde (II.390) buranın kendi zamanında celali ve cemali zulmünden bir kasabacık haline geldiğini söyler.

XIX: asırda buradan geçmiş olan bazı seyyahlar halkın örtü, halı, aba imalatı ile meşgul olduğundan bahsederler. Mahalle içerisinde tarihi eserlerden (yazılı taşlar, pınar isimleri v.s) buranın Selefkiler, Romalılar ve Hitit’lerin egemenliği altında kaldığı, daha sonra Anadolu’nun fethi ile Selçuklular’ın hakimiyetine geçtiği Mahallede cami, çeşme gibi tarihi eserlerden anlaşılmaktadır.

Mahallenin doğu ve batısında küçük dağlar Bulunmaktadır. Bunlar l. jeolojik zamanda mey­dana gelmiştir. Dağlarda oyulmuş mağaralar, buralarda daha önceden yaşam olduğunun kanıtıdır. Güneyi sıra dağlarla çevrilidir. Bu dağlar III. jeolojik dönemde oluşmuş dağlardır. Mahallenin kuzeyi ovadır. Burada bulunan vadi güneyden kuzeye doğru olan eğim nede­niyle zamanla dolmuştur. Düzlüğün ortasında bulunan tepe Romalılar tarafından yığma olarak yapılmış ayrıca tepede Selçuklular döneminde inşaa edilen bir adet camii bulunmaktadır. Çevrenin araştırılması sonucu bu medeniyetten daha eski ve MÖ 900 yıllarında Mahallenin güneybatısında Hitit medeniyetine rastlanır. Bunlar; yazılı eserler, aslan heykel­leri kabartma eserleridir. Bu eserler Mahallenin her yerinde dağınık halde bulunmaktadır. Eski evlerin taş duvarlarında bu eserlere mutlaka rastlanır. 1985 yılında Yayla Cami yanında kanal açımı sırasında bir aslan heykeli çıkmıştır. 1983 yılında yapılan hafriyat çalışmaları sırasında birçok mezarlar çıktığı görülmüştür.

Mahalle, Toros dağlarının devamı sayılan Ladik dağının eteklerinde kurulmuştur. Mahallenin çevresinde küçük pınarlara ve derelere rastlanır. Dağlık bölümünde koruluklar vardır. Bu korulukların korunması Sarayönü Koruma Başkanlığına ve Orman Muhafaza Memurları tarafından yapılmaktadır.

Mahallede görülen iklim tipik karasal iklimdir. İlçe merkezine sadece 7 km civarında uzak olmasına karşın hava durumuda zaman zaman farklılıklar görülür. Kuzey rüzgarına açık ve ilçeye göre bir miktar daha yükseltisi fazla olduğundan, kışları ilçe merkezine göre daha sert ve daha yağışlı geçer. 1987-1988 yılları döne­minde mahallenin su problemi halledilmiştir, 2007-2008 yıllarında ek kuyular açılmıştır. Mahalle yerleşimi Konya asfaltından – Yayla mevkii ne kadar olan bir 4 km yarıçapında dairesel alana yayılmıştır. Konya’ya uzaklığı 40 km, Sarayönü’ne uzaklığı 7 km’dir.